► Büyük Selçuklu döneminde Bizans imparatorluğunu Makedon ve komninos hanedanları yönetmişlerdir

► Makedon hanedanlığı II. VASİL zamanında Bizans imparatorluğu İUSTİNİANOS döneminden sonra en geniş sınırlara ulaşmıştır

► 2. VASİLi takip eden Makedon hanedanına mensup imparatorlar döneminde devlet hızlı bir gerileme süreci içine girmiştir

► B. Selçuklular bizansın Makedon sivil ve askeri asalet sınıfı ile komninos hanedanına mensup idareciler ile anadoluda mücadele içine girmişlerdir

ÇAĞRI BEYİN ANADOLU SEFERİ

► Bizans imparatorluğu ile b. Selçuklu devleti arasındaki ilişkiler çağrı beyin van gölü havzasındaki ermeni vaspurakan krallığının topraklarını hedef alan keşif mahiyetindeki akınlarıyla başlar

► 2. vasil vaspurakan ermeni krallığı topraklarını Bizans arazisine katması ve 9. konstantinos monomahosun 1045 yılında 2. vasil döneminde yapılan antlaşma gereği ermeni ani krallığının topraklarını ilhak etmesiyle Selçuklu- Bizans arasında tampon bölge kalmamış oldu

TUĞRUL BEY DÖNEMİ

► Batı yönündeki fetihleri üstlenen Tuğrul bey ilk iş olarak devlet merkezini nişaburdan reye (iranda) nakletti

Böylece daha önce Anadolu topraklarında Türkmenler tarafından yürütülen akınların yerini Selçuklu ordularının fetihleri alacaktı

PASİNLER SAVAŞI

► Bizans – Selçuklu arasındaki ilk karşılaşma Vaspuragan sınırındaki büyük zap suyu kenarında meydana geldi

Bu savaşta pusuya düşürülen Selçuklu yenilgiye uğradı

► bunun üzerine Tuğrul bey İbrahim yinalı Anadolu seferi ile görevlendirdi

► İbrahim yinal kumandasında ki Selçuklu kuvvetleri ile liparitis kumandasında ki Bizans ordusu Erzurum Pasinler ovasında karşılaştı

1- Selçuklular savaşı kazandı

2- savaştan sonra karşılıklı gidip gelen elçilik heyetlerinin ardından Bizans imrt. 9. konstantinos monomahos emeviler devrinde istanbulda inşa edilen cami ve medresenin tamir edilmesi

3- okutulan hutbenin abbasi halifesi ve Selçuklu sultanı adına değiştirilmesi

4- caminin mihrabına Selçuklu hakimiyeti ve alameti olarak ok ve yay işaretinin konulması şeklindeki isteklerini kabul etti

5- ancak Tuğrul beyin daha önce abbasi halifeliğine ödenen yıllık verginin şimdi kendilerine ödenmesi teklifi imparator tarafından kabul edilmeyince antlaşmaya varılamadı

► Tuğrul bey Muradiye ve ercişi ele geçirdikten sonra malazgirte gelerek burayı kuşattı

Vasilin direnişi karşısında sonuç alamadı

SULTAN ALP ARSLAN DÖNEMİ

► X. Konstantinios dukasın aldığı mali önlemler çerçevesinde ordudaki asker mevcudunun azaltma kararı imprt. Açısından olumsuz sonuçlar doğurdu

► alparsalan bizansın önemli merkezi olan ani şehrini ele geçirdi

► SALAR-I horosan idaresindeki birlikler Bizans hakimiyetindeki urfa bölgesine akınlar düzenledi Bizans ordularını yendi

► HANOĞLU HARUN Diyarbakır bölgesinde faaliyetlerde bulundu mirdasioğulları ile ittifak kurarak Bizans arazilerine akınlar düzenledi daha sonra kuzey suriyeye sefer düzenleyerek IV. ROMANOS DİOGENİSE karşıda mücadele etmiştir

► AFŞİN BEY Antep Antakya Malatya civarında fetihler yapan Afşin bey daha sonra iç Anadolu bölgesine girerek kayseriyi zapt etti

Amuriyye(amorion: afyon ilinde) kalesini aldı

Bizansa sığınmak için istanbula giden erbasanı takip ederekistabuldaki kadıköye kadar geldi erbasanı kendisine teslim edilmeyince Bizans topraklarını yağmaladı

MALAZGİRT SAVAŞI VE SONUÇLARI

► X. Konstantinos dukasın ölümünden sonra eşi evdokia ile evlenerek Bizans tahtına oturan IV. ROMANOS diogenis iktidara gelir gelmez Türklerin anadoluya akınlarına son vermek için iki sefer düzenledi ancak kalıcı olmadı

► 1071 malazgirt savaşında romanos esir alındı

► bu zaferin ardından Bizans- Selçuklu ilişkilerinde yeni bir dönem başladı

Malazgirt savaşı öncesinde anadoluda türk yerleşiminden söz etmek mümkün değil iken

Bu savaştan sonra Türkler artık ele geçirdikleri bölgelerde kalıcı olarak yerleşmeye başladılar

HAÇLI SEFERLERİ

DÜŞÜNCESİNİN DOĞUŞU

1- Kutsal toprakların kafirlerin işgalinden kurtarılması sloganıyla başlayan bu hareketin dini amaçla yapıldığı vurgulanmaya çalışılmıştır

Oysaki hz ömerin Kudüs e girdiği düşünülürse kutsal topraklar 450 yıldan fazla bir sürede Müslümanların elinde idi

2- haçlı seferlerin düşüncesinin doğuşu siyasi, ekonomik, sosyal sebeplerin çok daha etkili olduğu anlaşılmaktadır

3- orta çağ avrupasında uzun yıllardır devam eden açlık, yoksulluk topraksızlık sorunu Avrupa soylularını çözüm aramaya sevk etmekteydi

4- batı kilisesi de bu dönemde Bizans imparatorluğunun içinde bulunduğu zayıf durumu değerlendirerek kudretini doğuda yayma isteği böyle bir seferi zorunlu kılıyordu

BİZANS VE BATI

►bizansın evrensel hakimiyetini italyadaki varlığını devam ettirmek isteyen imrt. İstanbul ve roma kiliselerinin birbirinden kopmaması için büyük çaba sarf etti

► I.VASİL roma kilisesinin roma kilisesinin İstanbul kilisesi üzerinde üstünlük kurama girişimlerini destekledi

İki kilise arasındaki rekabetin sebebi evrensellik meselesi

Roma kilisesi Hıristiyanların temsilcisin papa(romada oturan) olmasını isterken

Doğu kilisesi patriklerin(İstanbulda oturan) kendi bölgelerinde özerk bir yapıda olmalarını savunuyordu

► iki kilise arasında çatışma 16 temmuz 1054 de meydana geldi

roma heyeti ayasofyadaki patrik kirularios ve etrafındakileri aforoz ettiğini açıklamasıyla sonuçlandı

böylece SHİSMA(Katolik ve Ortodoks inançlarının birbirinden ayrılması) hareketi gerçekleşerek İstanbul ve roma kiliseleri tamamen kopmuş oldu

roma kilisesi tüm Hıristiyanların temsilcisi oldu

► VII. MİHAİL DUKAS(Bizans impr) Türkleri anadoludan çıkartmak için avrupadan ücretli asker talebi PAPA VII. GREGORİUS tarafından olumlu karşılandı ancak yerine getirilemedi

I. HAÇLI SEFERİ

► Bizans impr. I. Aleksios KOMNİNOS(bir asır sürecek olan Anadolu Selçuklu dev ile mücadele edecek olan komninos hanedanının kurucusu) papa II. Urbanustan ücretli asker göndermesini istedi

►Doğuya hakim olma düşüncesini taşıyan papa, fransada bulunan CLERMONT kentinde toplanan konsilde yapdığı çağrı büyük haçlı seferi halina geldi

►haçlıların İZNİK yakınlarında ki kasaba ve köyleri tahrip ettiğini duyan I. KILIÇARSLAN onların üzerine asker sevk etti

Selçuklu kuvvetleri haçlılar tamamen dağıtıldı

► I. Haçlı seferine katılan asıl ordu anadoluda ele geçirilecek yerleri bizansa teslim edecekleri konusunda anlaşıp Bizans gemileriyle anadoluya geldiler

İZNİK bölgesinde yenilgiye uğrayan 1. kılıçarslan geri İznik şehrini bizansa teslim etmek zorunda kaldı

► haçlılar izniki aldıktan sonra eskişehire doğru yola çıktı

1. kılıçarslan, danişmentli gümüştekin, Ahmet gazi, hasan bey ile kuvvetlerini birleştirdi

Fakat eskişehirde de başarısızlığa uğrandı

► İznik ve eskişehirden sonra Antakya ya geldiler

► Antakyadan sonra kudüsü ele geçirdiler Trablus kontluğu kuruldu

Sonuç: 1- İslam dünyası içinde Antakya urfa trablusşam ve kudüste 4 tane haçlı şehir devleti kuruldu

2- 1101 yılından sonra birbiri ardına haçlı seferleri devam etti haçlı orduları bu kez başarılı olamadı Selçuklu devleti neredeyse haçlı ordularını imha etti

3- 1. haçlı seferi sırasında anadoludan geçen haçlı orduları A. Selçuklu devletine darbe indirdi

4- Bizans; İznik, efes, İzmir gibi kıyı şehirleri Türklerden geri aldı

5- İzniki bizansa kaptıran 1. kılıçarslan konyayı yeni devlet merkezi seçti

 

II. HAÇLI SEFERİ

► Büyük Selçuklu devletinin Musul hakimi İMADEDDİN ZENGİ’NİN urfayı ele geçirerek urfa haçlı kontluğuna son vermesi avrupada büyük yankı buldu

Zenginler: kuzy ırak ve suriyede hüküm sürecek olan Selçuklu atabeyi imameddin zenginin adına izafeten oluşan zenginler atabeyliğinin kurucusu

► papa III. EUGENİUS yeni bir sefer çağrısında bulundu

Alman imprt. III. KONDRAD ve Fransa kralı VII. LOUİS komutasında iki büyük haçlı ordusu avrupadan yola çıktı

► III. Kondrat Eskişehir içinde kalan eskihisar(dorileon) yakınında Sarısu ırmağında mola verdikleri zamanda ani Selçuklu sultanı I. MESUD komutasındaki Selçuklu ordusunun saldırısına uğradı

Ordu tamamen kılıçtan geçirildi 3. kondrad iznike kaçtı

► Fransa kralı 7. louisin komutasındaki ikinci ordu denizlide halkın toroslara çekilmesi üzerine açlık sıkıntısı çektiler

Toroslardan sahile inmeyi planlayan haçlı ordusu toros eteklerinde Selçuklu kuvvetleri tarafından pusuya düşürüldü

Ordusunun büyük kısmını kaybeden Louis Bizans hakimiyetindeki antalyaya zor kaçtı

Sonuç: II. Haçlı seferi birincisi aksine haçlılar açısından başarısızlıkla sonuçlandı

Bizans impr. I. MANUİL KOMNİNOS un uyarılarına kulak asmayarak Selçuklu topraklarından geçmeye kalkan alman ve Fransız orduları neredeyse tamamen imha edildi

Manuil Bizans topraklarından geçerek antalyaya inmelerini ve Türklerle savaşmamalarını tavsiye etmişti

III. HAÇLI SEFERİ

► Suriye ve mısırda eyyubi hanedanının kurucusu selahaddin eyyubinin (1174-1193) kudüsü fethiyle yaklaşık yüzyıllık bir aradan sonra 1187 de şehir tekrar Müslümanların hakimiyeti altına girdi

► alman imprt. İngiltere ve Fransayla temasa geçti

Fransız kralı II. PHİLİP ve İngiltere kralı aslan yürekli RİCHARD Akdeniz üzerinden akaya gitmeyi tercih ederken

Alman imprt. II. FRİEDRİCH BARBAROSSA kutsal topraklara anadoludan geçmeyi planladı

► alman imrt. Anadolu içerisine doğru ilerlerken zaman zaman Selçuklu saldırısına uğradı

Selçuklu başkenti konyaya ulaştıklarında II. Kılıçarslanın oğullarından kutbeddinin haçlı ordusunu engellemeye yönelik girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı

Konyada fazla kalmayan barbarossa Selçuklu sultanıyla antlaştıktan sonra yoluna devam edip silifkeye ulaştı

Göksu nehri kenarında cesedi bulunan barbarossanın ölümüyle askerlerinin büyük kısmı avrupaya geri döndü

Barbarossanın oğlu antakyaya gelerek babasını Antakya katedralinde defnetti

 

IV. HAÇLI SEFERİ

► kudüsü geri almak amacıyla papa III. INNOCENTİUSUN çağrısı ile düzenlenen 4. haçlı seferi, Venedik doçu ENRİCO DANDALONUN müdahalesi ile asıl amacından saparak Bizans imparatorluğuna yönelmiş ve istanbulun haçlılar tarafından ele geçirilerek burada bir Latin imparatorluğunun kurulması ile sonuçlanmış

►Flandre Kontu Baudouin (1204 - 1205) Ayasofya’da imparatorluk tacını giyerken

Venedikli Tommaso Morosini de patrik seçildi.

►istanbul’un düşmesinden sonra şehri terk eden Bizans soyluları Latinler tarafından işgal edilmemiş bölgelere giderek buralarda Bizans’ın devamını sağlayan devletler kurdular.

► Latin işgali üzerine İstanbul’dan kaçan Bizans imparatoru III. Aleksios

Angelos’un damadı I. Teodoros Laskaris (1204 - 1222) İznik’te,

Mihail Dukas(1204 - 1215) Epir’de hâkimiyet kurdular.

► istanbul’un Latinler tarafından işgal edilmesinden çok kısa bir süre önce I. Andoronikos Komninos’un (1183 - 1185) torunları Aleksios ve David ise Trabzon’u ele geçirerek Trabzon İmparatorluğu’nu kurmuşlardı

ANADOLU’NUN FETHİ VE İSLAMLAŞMASI

Türk Fetihleri Öncesinde Anadolu’nun Siyasî ve

Demografik Yapısı

► IV. yüzyıldan itibaren başlayan ve asırlarca devam eden Bizans-Sasanî savaşları sırasında zaman zaman ülkeyi baştan başa kateden her iki tarafın orduları Anadolu’da ağır tahribatta bulunmuşlardır.

► Sasanî Devleti’nin ortadan kalkmasının ardından ise bu sefer İran’a hâkim olan islâm ordularının Emevîler ve Abbasîler döneminde Anadolu’nun içlerine kadar uzanan seferler düzenledikleri görülmektedir.

► Bütün bu mücadeleler sonucunda köy ve kasabaları terk eden insanlar etrafı surlarla çevrili olan korunaklı kalelerde yaşamaya başlamış ve korunmasız düz alanlar ıssızlaşmış

► Anadolu’da siyasî istikrarın yeniden sağlandığı IX. yüzyılın ikinci yarısı ile XI. Yüzyılın ilk çeyreği arasındaki dönemde Bizans yönetiminin Anadolu’ya askerî, dinî ve ekonomik amaçlı nüfus transferleri,

XII. yüzyılda Komninos hanedanı imparatorlarının Türkleri kıyı bölgelerinden uzaklaştırdıktan sonra Anadolu’daki Bizans şehirlerinin surlarını güçlendirmeleri ve nihayet XIII. yüzyılda İznik İmparatorluğu’nun Batı Anadolu’da kurduğu birlik, Türk yayılması karşısında yerli nüfusun korunmasına kısmen de olsa katkıda bulunmuştur.

Selçuklu Sultanlarının Takip Ettiği Siyaset

► Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurulmasının ardından daha önce çoğunlukla ganimet elde etmeye yönelik Türkmen akınlarının yerini devlet nizamı ve kanunları çerçevesinde yapılan fetihler almıştır.

► Bu toprakları bir vatan olarak gören Selçuklu sultanları kurdukları devletin sınırlarını genişletmek için yaptıkları seferler sırasında ele geçirdikleri bölgelerde asayiş ve huzurun temini için gerekli tedbirleri almışlardır.

Devlet sınırlarına dahil edilen bölgelerde yaşayan gayr-i müslim ahaliyi de kendi tebaası olarak gören Selçuklu yönetimi onların da Müslüman halkın sahip olduğu haklara sahip olmalarını sağlamıştır.

► Bizans imparatorluğu’nun takip ettiği Ortodokslaştırma ve Rumlaştırma siyasetinden muzdarip Monofizit Ermeniler ve Süryanilerin yanı sıra Bizans yönetiminin koyduğu ağır vergilerden bunalan Rum ahalinin de gönüllü olarak Selçuklu tebaası olmayı kabul ettiklerine dair dönemin kaynaklarında pek çok bilgiye rastlanmaktadır

Örneğin 1142 yılı ilkbaharında Suriye üzerine sefere çıkan II. ioannis

Komninos (1118-1143), Beyşehir civarına geldiğinde göl üzerindeki adalarda

yaşayan ve Konya’daki Türkler ile sıkı ilişkiler içinde olan Rum ahalinin Bizans’a tâbi olmayı reddetmesi oldukça dikkat çekicidir.

►Devrin Bizans yazarlarından Nikitas Honiatis’in bu olay hakkında: “Gölün içinde, birçok yerde sudan fışkıran küçük fakat müstahkem adaların ahalisi Hıristiyan olmakla beraber, o sıralarda kayıkları aracılığı ile Konya Türkleri ile çok canlı ilişkiler sürdürmekteydiler. Böylece bunlarla Türkler arasında sadece kuvvetli bir dostluk kurulmakla kalmamış, bunlar da adet ve gelenekleriyle hemen hemen Türkleşmişlerdi. Bu sebepten de sınır komşularının tarafını tutuyorlar ve Bizanslıları kendilerine düşman görüyorlardı. Uzun bir alışkanlık işte milliyet ve dinden daha güçlü oluyor” şeklindeki ifadeleri

gayr-i müslim ahalinin ruh halini yansıtması bakımından önemlidir. Bu durum Türkler ile Anadolu’daki Bizans halkı arasında nasıl güçlü bağlar kurulduğunu ve Türklerin kendi gelenek ve göreneklerini Hıristiyan ahaliye kabul ettirdiklerini göstermektedir. Türkler, bölgenin yalnızca demografik

yapısını değiştirmekle kalmamış, aynı zamanda Anadolu’da yeni bir düzen kurmuşlardı.

ANADOLUNUN SİYASİ VE DEMOĞTAFİK YAPISI

►Anadolu, Bizans imparatorluğu sınırları içindeki diğer bölgelerle karşılaştırıldığında çok daha önemli bir konuma sahipti. Bölge, verimli topraklarında yetişen ürünleri ile istanbul’un yiyecek ihtiyacını karşılayan bir tahıl ambarı, toplanan vergilerle önemli bir gelir kaynağı idi.

► Hepsinden önemlisi Bizans’ın askerî gücünün temelini oluşturmaktaydı. Zira ordunun en kalabalık ve seçkin birlikleri Anadolu eyaletlerinde bulunmaktaydı. Bunun doğal bir sonucu olarak da Bizans’ın en güçlü hanedanlarının ve komutanlarının yetiştiği bir coğrafyaydı.

►Bu bölge stratejik açıdan da önemliydi. Büyük bir kısmını Roma İmparatorluğu’ndan devraldığı yol sistemini daha da geliştiren Bizans İmparatorluğu tüm şehirleri birbirine bağlamıştı.

1- Başkent İstanbul’u doğuya bağlayan en önemli yol Kadıköy’den İzmit Körfezi’ne, oradan İznik’e geçiyordu. İznik’ten sonra Lefke, Osmaneli ve Eskişehir’e uzanan bu yol Kızılırmağı geçtikten sonra biri Kırşehir üzerinden Kayseri’ye,

2- Nevşehir ve Kemerhisar üzerinden Tarsus’a ve son olarak Belcik, Yıldızeli üzerinden Sivas’a olmak üzere üç kola ayrılıyordu.

Sivas’tan sonra da birkaç istikamete ayrılan yol kuzeyde Suşehri ve şebinkarahisar, doğuda Divriği ve Erzurum, güneyde Malatya’ya ulaşıyordu. Batı-doğu istikametinde kuzeyden geçen yol ise izmit, Gerede, Çankırı, Mecitözü, Amasya, Niksar ve Şebinkarahisar üzerinden Trabzon’a oradan da doğuda Erzurum ve Tebriz’e kadar uzanıyordu.

Diğer bir önemli yol ise Eskişehir, Bolvadin, Akşehir üzerinden Kilikya’ya inen yoldu.

Sivas, Malatya, Diyarbakır üzerinden Nusaybin’e ulaşan yol ise Anadolu’yu Suriye’ye bağlıyordu.

Kuzey-güney istikametinde ise Samsun ve Amasya üzerinden

Kayseri’ye ulaşan yol önemli bir güzergahtı.

► Ayrıca, Ereğli, Sinop ve Trabzon gibi Karadeniz üzerindeki önemli liman kentlerini iç bölgelere bağlayan pek çok yol da mevcuttu

► Bizans İmparatorluğu Anadolu’yu elinde tuttuğu sürece askerî ve ekonomik

açıdan güçlü bir devlet olma özelliğini sürdürmüş, bölgenin kontrolünü kaybettiğinde ise tüm gücünü yitirmişti

► Bizans İmparatorluğu ile Selçuklu Türkleri arasında XI. yüzyılın ilk çeyreğinden

itibaren başlayan ve 1308 yılında Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılışına kadar devam eden ilişkiler çoğunlukla mücadele şeklinde geçmiştir.

► Bu mücadele Bizans açısından Türkleri Anadolu’dan çıkarmak, Selçuklular açısından kendilerine yurt olarak seçtikleri bu topraklarda tutunabilmek için yapılmıştır.

► Bizans İmparatorluğu tüm çabalarına rağmen sürekli olarak toprak kaybederken, Selçuklular her geçen gün hâkimiyet sahalarını biraz daha genişletmişlerdir. Bu gelişmelerin doğal sonucu olarak Anadolu’nun siyasî yapısı da tamamen değişmiştir.

►Ülkenin hâkimi artık Bizans imparatoru değil, Anadolu Selçuklu Sultanı’dır ve halk artık Bizans kanunlarına göre değil Selçuklu kanunlarına göre idare edilmektedir.

►Anadolu’nun fethi ve Türk yurdu haline gelmesi yalnızca kazanılan askerî başarılar ile açıklanacak bir olgu değildir.

Sasani ve Arap orduları da bu coğrafyayı baştan başa geçmeyi başarmıştır.

►Selçuklu fetihlerini daha önceki bu harekâtlardan farklı kılan etken Türkistan, Horasan ve Azerbaycan’dan gelen kalabalık Türkmen kitleleri ile desteklenmesidir.

► Ele geçirilen yerlere bu Türkmen topluluklarının iskan edilmesi sonucu Selçuklu ordularının kazandığı zaferler geçici başarılar olmaktan çıkıp kalıcı fetihler halini almıştır.

Moğol istilasından Sonra Yaşanan Gelişmeler

►1243 yılında Baycu Noyan (1230 - 1260) komutasındaki Moğol ordusu karşında Kösedağ’da yaşanan hezimet Anadolu Selçuklu Devleti açısından bir dönüm noktasıdır.

► Selçuklular› mağlup eden Moğolların kendi hâkimiyet sahalarına da girmelerinden endişelenen III. ioannis Dukas Vatacis, (1222 - 1254) Moğollara karşı Selçuklu sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev (1237 -1245) ile antlaşma yaptı. ►Fakat III. ioannis Vatacis’in beklentilerinin aksine Moğollar iznik imparatorluğu topraklarına herhangi bir saldırıda bulunmadı.

►Kösedağ bozgunu Anadolu Selçuklu Devleti açısından tam anlamıyla bir felaketle sonuçlanırken Bizans açısından siyasî, askerî ve ekonomik yönden olumlu ve olumsuz yönde etkileri olmuştur.

Her şeyden önce bu yenilginin ardından Moğol boyunduruğu altına giren Anadolu Selçuklu Devleti’ni iznik imparatorluğu’na karşı bir rakip olmaktan tamamen çıkarmıştı.

►Anadolu Selçuklu Devleti yöneticileri her geçen gün artan Moğol baskısına karşı direnmeye çalışırken,

Selçuklular ile yapılan antlaşma ile doğu sınırını güvence altına alan iznik yönetimi tüm askerî gücünü istanbul’daki Latinlerle olan mücadeleye vermiştir.

► Ekonomik açıdan bakıldığında ise kendi sınırları içindeki huzur ortamından yararlanarak tarım ve hayvancılığın gelişmesi için büyük çaba harcayan imparatorun desteği ve yeni düzenlemeleri ile zenginleşen Bizans ahalisi Selçuklu ülkesinin harap olmasının ardından ürettikleri tarımsal ve hayvansal ürünleri değerinin çok üzerinde bir fiyatla Türklere satarak büyük kazançlar elde etmişlerdir.

►Moğol istilasının ardından Selçuklu idaresinin zaafa uğramasının iznik imparatorluğu açısından bütün bu olumlu yansımalarının yanı sıra olumsuz yönleri de vardı.

Selçuklu otoritesinin çökmesi ve Moğol baskısı kalabalık Türkmen topluluklarının başlarına buyruk hareket edebilecekleri denetimden uzak uç bölgelerine akın etmesine sebep oldu.

Bu durum iznik sınırında yoğun bir baskı oluşturdu.

http://rawmedcol.com/

► Aralıksız devam eden göçlerle sayıları daha da artan bu Türkmen toplulukları geçimlerini sağlamak ve kendilerine yeni yaşam alanları açmak için Bizans topraklarına akınlar düzenlediler.

Batı Anadolu’nun Fethi ve Türkleşmesi

►Batı Anadolu’nun fethi ve Türkleşmesi XIII. yüzyılın son çeyreği ile XIV. Yüzyılın ilk yarısı arasındaki dönemi kapsamaktadır.

► Bizans imparatorluğu’nun Anadolu’da elinde kalan bu son toprakları kaybetmesi, XIII. yüzyılın sonlarından itibaren bölgede kurulan Türkmen Beyliklerinin başarısı kadar, 1261 yılında Bizans başkentinin yeniden istanbul’a nakledilmesinden sonra imparatorluğun siyasî, askerî ve ekonomik yapısında meydana gelen değişikliklerle bağlantılıdır.

►istanbul’un 1204 yılında Latinler tarafından işgal edilmesinin ardından I. Teodoros Laskaris tarafından iznik merkez olmak üzere kurulan ve tüm Batı Anadolu Bölgesi’ne hâkim olan iznik imparatorluğu döneminde yeniden organize edilen sınır savunma sistemi sayesinde Türklerin batı yönündeki ilerleyişleri durdurulmuştur.

►1261 Ağustos’unda VIII. Mihail Paleologos Bizans imparatorluğu’nu yeniden ihya eden imparator sıfatıyla istanbula girdiğinde bizansınlıların elli yedi yıllık hayalini gerçekleştirmişti.

► Ancak başkentin yeniden istanbul’a nakledilmesinin ardından değişen şartların kaçınılmaz bir sonucu olarak tüm dikkatin batıdaki mücadelelere verilmesi Anadolu eyaletleri açısından felaketle sonuçlandı.

► imparatorluğun artan giderlerini karşılamak için VIII. Mihail’in vergi kanununda yaptığı düzenlemeler özellikle Anadolu’daki Bizans köylülerinin üzerine ağır bir yük bindirmiş, ayrıca toprak kullanımı ile ilgili yapılan değişiklikler sonucunda, sınır savunmasından sorumlu yerli askerlerin imtiyazları ellerinden alınmıştı.

► Hepsinden önemlisi doğu sınırını savunan savaş konusunda tecrübeli bu kuvvetlerin, batıdaki mücadelelerde kullanılmak üzere götürülmelerinin ardından onların yerini ücretli askerler almıştı.

► Hazine tarafından maaş ödemeleri geciktirilen bu askerlerin görev yerlerini terk etmeleri sonucunda ise, Türklerin savunmasız kalan bölgeleri ele geçirmesi önünde engel kalmamıştı.

►Devrin Bizans yazarlarından Pahimeris’in ifadelerine göre Bizans yönetiminin

üzerlerine yüklediği ağır vergileri ödemekte güçlük çeken Bizans halkı Türklerin tarafına geçmeye başlamış ve Türkler Bizanslıların rehberliğinde Bizans topraklarını ele geçirmişler

► VIII. Mihail Paleologos’un sınır savunmasının çökmesinin ardından Bizans arazilerini ele geçiren Türkleri uzaklaştırmak için harcadığı çabalar sonuçsuz kaldı.

► VIII. Mihail Paleologos’un oğlu ve halefi II. Andronikos Paleologos (1282-1328) ve onun ardılları döneminde imparatorlukta iç karışıklıklar ve isyanlar birbirini takip etti.

ANADOLU SELÇUKLULARI VE BİZANS

► Kutalmışoğullarının Anadolu’ya Gelişi ve ilk Faaliyetleri Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu Kutalmışoğlu Süleymanşah ile kardeşleri Mansur, Devlet ve Alp ilig’in, Büyük Selçuklu Devleti’nin sultanı Alp Arslan’ın ölümünün ardından Anadolu’ya geldikleri bilinmektedir.

► Süleymanflah kısa bir süre içerisinde zorluk çekmeden Konya’dan iznik’e kadar olan bölgeleri hâkimiyeti altına aldı.

► Süleymanflah’ın bu kadar geniş bir coğrafyayı kısa süre içinde ele geçirmesi, Bizans imparatorluğu’nun bu dönemde içinde bulunduğu karışıklıklar ile ilgiliydi.

iznik’in Fethi ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin Kuruluşu

► 1078 yılında Bizans tahtını ele geçirmek amacıyla isyan eden Bizans’ın Anadolu orduları komutanı Nikiforos Votaniatis, Süleymanflah’ın desteği ile istanbul üzerine yürüyerek tahtı ele geçirdi.

► Nikiforos Votaniatis ile Süleymanşah arasındaki dostluk ve işbirliği Süleymanşah’ın 1080 yılında Votaniatis’e karşı ayaklanan Nikiforos

Melisinos’u deteklemesi ile son buldu.

► Süleymanflah’ın desteğini alan Melisinos, istanbul üzerine giderken Anadolu’da uğradığı şehirlerde imparator gibi karşılandı.

► Bu şehirlerde çoğunluğu Selçuklu kuvvetlerinden oluşan garnizonlar bırakarak başkente doğru ilerleyen Melisinos bu sırada diğer bir taht iddiasını Aleksios Komninos’un istanbul’da Bizans tahtına oturması ile amacına ulaşamadı

► Nikiforos Melisinos’un ayaklanmasının en önemli sonucu, güvenliklerinin

sağlanması için şehirlere yerleştirdiği Türk garnizonlarının bir daha buraları

terk etmemeleri sonucu başta iznik olmak üzere Batı Anadolu’daki pek çok şehrin Selçuklu hâkimiyetine girmesi olmuştur. Böylece istanbul’un yanı başındaki iznik’i ele geçiren Süleymanşah, burasını kurduğu devletin merkezi yaptı.

►iznik’in Fethinden I. Haçlı Seferi’ne Kadar Bizans ve Anadolu Selçuklu Devleti

Yeni Bizans imparatoru I. Aleksios Komninos (1081 - 1118) batıdaki Norman tehlikesi sebebiyle doğu sınırında sükûneti sağlamak amacıyla 1081 yılında Süleymanşah ile bir barış antlaşması imzaladı.

Bu antlaflma ile Süleymanşah da doğuda fetihler yapma fırsatı yakalamış oldu.

► 1093 yılı başında iznik’e dönerek Selçuklu tahtına oturan I. Kılıç Arslan, babası Süleymanşah’ın ölümünden sonra I. Aleksios Komninos’un Selçukluların hâkimiyetindeki bölgelerin büyük kısmını ele geçirmiş olması sebebiyle Bizans’a karşı saldırıya geçti.

► I. Kılıç Arslan, Marmara Denizi’nin güneyindeki bölgeleri ele geçirmek

İçin uğraşırken,

kayınpederi olan izmir hâkimi Çaka Bey de Çanakkale’ye doğru ilerlemekteydi.

► Peçenek tehlikesini bertaraf eden I. Aleksios Komninos, Çaka Bey’e karşı damadı I. Kılıç Arslan’ı kullandı I. Kılıç Arslan kayınpederini öldürttü.

► I. Kılıç Arslan’ın saltanatı dönemindeki en önemli gelişme I. Haçlı Seferi’dir. Bu müdahale sayesinde Bizans imparatorluğu, Türkleri kıyı bölgelerinden tamamen uzaklaştırmayı başarmıştır.

Haçlı Seferi’nden Miriokefalon’a Kadar Bizans ve Anadolu Selçuklu Devleti

►I. Kılıç Arslan’ın 1107 yılında Büyük Selçuklu Devleti beylerinden Çavlı ile yaptığı savaşta hayatını kaybetmesinden oğlu şahinşah’ın (1110-1116) iktidarı ele geçirmesine kadar Selçuklu tahtı üç yıl boş kaldı.

Bu süre içinde Anadolu Selçuklu Devleti büyük bir sarsıntı geçirdi

►I. Aleksios Komninos’un ölümüyle Bizans iktidarında değişiklik olmuş ve yerini oğlu II. ioannis Komninos almıştır.

► II. ioannis, imparator olduktan sonra babasının zamanında Bizans hâkimiyetindeki bölgelere akınlar düzenleyen Türklerin faaliyetlerine son vermek için harekete geçti.

►1119 yılında Denizli üzerine giden II. ioannis, Selçuklu valisi Başara’yı mağlup ederek Denizli’yi tekrar Bizans arazisine kattı. Bir yıl sonra da imparator, Uluborlu’yu ele geçirdi

► imparatorluğun Balkanlardaki topraklarını yağmalayan Peçenekleri 1122/23’de mağlup ettikten sonra Macarları da itaat altına alan II. ioannis Komninos, batı sınırını emniyet altına aldı

► Anadolu Selçuklu Devleti ve Danişmendliler arasındaki rekabetten faydalanan II. ioannis Komninos 1134 yılında Selçuklu sultanı I. Mesud ile ittifak kurarak Danişmendliler üzerine sefere çıktı.

Bu sefer sırasında sultan I. Mesud’un aralarındaki antlaşmayı bozarak Danişmendlilerin tarafına geçmesine rağmen imparator, Kastamonu ve Çankırı şehirlerini ele geçirmeyi başardı

► Babasının siyasetini devam ettiren I. Manuil Komninos tüm dikkatini Anadolu’daki Türkler ile mücadeleye verdi. istanbul’da düzeni sağladıktan sonra büyük bir ordu ile Anadolu’ya hareket eden I. Manuil Komninos, Akşehir’i ele geçirdikten sonra ilerleyişini sürdürerek Selçuklu başkenti Konya önlerine geldi (1146).

► sonuç elde edemeyen I. Manuil, Avrupa’da ikinci bir Haçlı seferinin başladığı haberinin gelmesiyle kuşatmaya son vererek geri çekildi.

► Selçuklulara karşı her yıl büyük ordularla düzenlenen seferlere rağmen kalıcı bir sonuç elde edemeyen I. Manuil Komninos, II. Kılıç Arslan’a karşı Anadolu’daki Danişmendli melikleri ile işbirliği yapma kararı aldı.

► Bizans imparatorunun desteğini alan Daniflmendliler karşısında güç duruma düşen II. Kılıç Arslan bu ittifakı parçalamak amacıyla I. Manuil’e daha önce Bizans’a ait olan pek çok şehri geri vereceğini, bunun dışında elindeki Hıristiyan esirleri de serbest bırakacağını bildiren bir mektup göndererek anlaşma teklifinde bulundu.

Bu teklifi olumlu karşılanınca II. Kılıç Arslan imparator ile yüz yüze görüşmek için istanbul’a gitti. istanbul’dan Bizans imparatoru ile bir antlaşma yaparak ayrılan II. Kılıç Arslan bu şekilde Anadolu’daki rakiplerine karşı büyük bir avantaj sağladı

► kendisi ile yaptığı antlaşmanın şartlarını yerine getirmemesi üzerine I. Manuil Komninos yeğeni Andronikos Vatacis’i bir miktar kuvvetle Paflagonia bölgesine gönderirken,

►kendiside 1176 yılı ilkbaharında büyük bir ordu ile Selçuklu başkenti Konya’yı

ele geçirmek üzere istanbul’dan yola çıkt

► Miriokefalon adlı kalenin bulunduğu yere ulaştı. Bizans ordusu bu boğazda Selçuklu kuvvetleri tarafından pusuya düşürülerek tamamen imha edildi (17 Eylül 1176)

►İmparator’un esir edilmesi an meselesiyken II. Kılıç Arslan beklenmedik bir şekilde I. Manuil Komninos ile anlaşmayı tercih etti.

► antlaşmaya göre imparator Dorileon ve Isparta’nın Uluborlu ilçesinin yakınlarında olan Suvleon kalelerinin yıkılmasını taahhüt etmekteydi.

►Bizans tarihindeki en ağır yenilgilerden birisi olan bu büyük bozgunla Bizans imparatorluğu’nun Türkleri Anadolu’dan çıkarma ümidi son bulmuş oluyordu.

Miriokefalon’dan IV. Haçlı Seferine Kadar Bizans ve Anadolu Selçuklu Devleti

► I. Manuil Komninos’un II. Kılıç Arslan ile yaptığı antlaşma şartlarını tam olarak yerine getirmemesi Selçuklu-Bizans çatışmalarının yeniden başlamasına sebep oldu.

► II. Kılıç Arslan 1177 yılında kaynaklarda ismi Atapakes (Atabey) olarak geçen bir beyini kıyı bölgelerine kadar tüm Menderes bölgesini yağmalamakla görevlendirdi.

►Ayrıca Selçuklu Devleti’ne tabi Türkmenlerin Bizans arazilerine akınları tekrar başladı.

► I. Mauel Komninos özellikle Türkmen ak›nlar›na son vermek amacıyla 1178 ve 1179 yıllarında bizzat ordusunun başında Anadolu’ya iki sefer düzenlediyse

de bir sonuç elde edemedi.

►I. Manuil Komninos’un 1180 yılında ölümünden 1204 yılındaki IV. Haçlı Seferine kadar geçen süre boyunca Bizans imparatorluğu’nun içine düştüğü karışıklıklar Selçuklu hâkimiyetinin yayılmasına katkıda bulunmuştur.

I. G›yaseddin Keyhüsrev oturdu kardeşi II. Rükneddin Süleymanşah (1196 - 1204) taraf›ndan iktidardan uzaklaştırılarak ülkeyi terk etmek zorunda bırakıldı. ►II. Rükneddin Süleymanşah’a rağmen Anadolu’da kalamayacağını anlayan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, Bizans imparatoru III. Aleksios’un desteğini sağlamak için istanbul’a gitmeye karar verdi.

http://gletschercasino.org/

►Keyhüsrev Bizans imparatorundan tahtı ele geçirebilmesi için gerekli olan desteği alamadı. 1204 yılındaki Latin işgaline kadar istanbul’da kalan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, bu arada Bizans soylularından Manuil Mavrozomis’in kızıyla evlendi.

Haçlı Seferinden Kösedağ Bozgununa Kadar Bizans ve Anadolu Selçuklu Devleti

►Papa III. Innocentius’un (1198 - 1216) çağrısıyla başlayan IV. Haçlı Seferi, 1204 Nisan’ında istanbul’un Haçlı kuvvetleri tarafından işgali ve Bizans başkentinde elli yedi yıl boyunca hüküm sürecek bir Latin imparatorluğu’nun kurulması ile sonuçlandı.

►istanbul’un Latinler tarafından ele geçirilmesinin ardından şehri terk eden

bazı Bizans soyluları imparatorluğun değişik bölgelerinde Bizans’ın devamını sağlayan devletler kurdular.

► Bu devletler içerisinde en önemlisi 1261 yılında istanbul’daki Latin işgaline son vererek Bizans’ı yeniden ihya edecek olan iznik imparatorluğu idi.

►Latin işgali dolayısıyla istanbul’dan ayrılanlar arasında I. Gıyaseddin Keyhüsrevde vardı.

Ailesi ve maiyetindekilerle birlikte kayınpederi Mavrozomis’in yanına giden Keyhüsrev, Konya’ya dönünceye kadar onunla birlikte kaldı.

►II. Rükneddin Süleymanflah’ın 1204 yılında ölümünün ardından Selçuklu devlet adamları tarafından Konya’ya davet edilen I. Gıyaseddin Keyhüsrev

yaklaşık dokuz yıllık bir aradan sonra Selçuklu tahtına yeniden oturdu

► I. Teodoros Laskaris ve I. Gıyaseddin Keyhüsrev arasındaki ilişkiler başlangıçta dostça idi.

► istanbul’daki Latin imparatorluğu ile Selçuklu toprakları arasında bir tampon oluşturan iznik imparatorluğu ile 1206 yılında bir dostluk antlaflması imzalanmıştı. Ancak bu durum pek uzun sürmedi.

► Bu sırada, Keyhüsrev’i istanbul’da misafir eden ve Latin işgalinin ardından şehri terk eden III.Aleksios Angelos, (1195 - 1203) sultanın yanına gelerek damadı I. Teodoros Laskaris’i şikâyet etti. III. Aleksios, kendi hakkı olduğunu iddia ettiği iznik tahtı için Keyhüsre’den yardım talep etti.

Keyhüsrev, iznik’i almak için hemen harekete geçti.

► Fakat 1211 yılında Yalvaç’ın 1 km kuzeydoğusundaki Antiokheia yakınlarında meydana gelen savaşta Selçuklu sultanı hayatını kaybetti

►I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ölümünden sonra Selçuklu tahtına oturan oğlu I. İzzeddin Keykavus,

iznik imparatorluğu ile anlaflmayı tercih etti. I. Teodoros Laskaris ile I. izzeddin Keykavus arasında yapılan bu antlaşma uzun süre geçerliliğini korumuş ve iki tarafın sınır kuvvetleri arasındaki çatışmalar dışında elli yıl boyunca iki devlet arasında büyük çaplı bir savaş olmamıştır.

► Bununla birlikte bu dönemde özellikle Denizli ve Menderes havzasına gerçekleşen Türkmen göçleri bölgenin demografik yapısının değişmesine sebep olmuştur.

► Türk kökenli Kumanları kullanarak Batı Anadolu’daki Türkmen yayılışına engel olmak isteyen iznik yönetimi Balkanlardan aileleriyle birlikte göçürdüğü kalabalık bir Kuman topluluğunu Menderes havzası ve Frigya bölgesine yerleştirdi.

► Fakat alınan bu önlem bir işe yaramadığı gibi Kumanların Türkmenlerle karşılaşmasıyla bölgenin Türkleşmesi hız kazandı.

►I. izzeddin Keykavus’un saltanatı döneminde Bizans-Selçuklu ilişkilerindeki önemli gelişmelerden birisi de, Trabzon imparatorluğu’nun Anadolu Selçuklu Devleti’ne tabi hale gelmesidir.

► 1214 yılında Selçuklu kuvvetlerinin Sinop kuşatması devam ederken, Trabzon dışında avlanan imparator Aleksios Komninos, Selçuklu askerleri tarafından esir edilmişti.

Esir imparator, serbest bırakılması için I. İzzeddin Keykavus ile yaptığı antlaşma gereği vasalı olduğunu kabul ettiği Selçuklu sultanı’na Sinop’u teslim etmiştir

►Trabzon imparatorluğu’nun Selçuklulara tabiyeti 1243 yılındaki Kösedağ bozgununa kadar devam etmiş,

bu tarihten sonra Anadolu Selçuklu Devleti gibi onlar da Moğollara tabi hale gelmişlerdir.

Kösedağ Bozgunundan Anadolu Selçuklu Devleti’nin

Yıkılışına Kadar Yaşanan Gelişmeler

►III. ioannis Vatacis (1222 - 1254), Selçukluların Kösedağ Savaşı’nda mağlup oldu

► Moğollara karşı Selçuklu sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev ile antlaşma yaptı. Bizans kaynaklarında verilen bilgilere bakılırsa; Kösedağ yenilgisinin ardından II. Gıyaseddin Keyhüsrev, III. ioannis’e yazdığı mektupta Moğollara karşı işbirliği yapmalarının zorunlu olduğunu, zira Selçuklu ülkesinin istila edilmesi durumunda sıranın iznik imparatorluğuna geleceği ifade edilmekteydi.

►iki hükümdar Moğollara karşı birlikte hareket edeceklerine dair bir antlaşma imzaladılar.

Ancak Moğollar iznik imparatorluğu’na saldırmadı

► ikinci defa Anadolu’ya giren Moğol komutanı Baycu Noyan tarafından mağlup edilen II. izzeddin Keykavus, hayatını kurtarmak için ailesi ve maiyetindekilerle birlikte iznik’e II. Teodoros Laskaris’in yanına sığındı.

► Baycu Noyan’ın Anadolu’dan ayrılmasının ardından II. İzzeddin Keykavus ülkesine geri dönerek tekrar tahta oturdu.

Ancak Moğol baskısı sonucu bir kez daha ülkesini terk etmek zorunda kaldı ve bu sefer istanbul’a gitti.

► Bu sırada Bizans tahtında 1261 yılında Latinlerin elinden istanbul’u alarak Bizans’ı yeniden ihya eden VIII. Mihail Paleologos bulunmaktaydı.

VIII. Mihail Paleologos’un (1259 - 1282) başlangıçta çok iyi karşıladığı II. izzeddin Kaykavus’a karşı olan tavrı daha sonra aniden değişmiş ve Selçuklu sultanını Meriç Nehri ağzındaki Enez Kalesi’ne hapsettirmişti (1262).

► Ayrıca, II. Keykavus ile birlikte istanbul’a gelen beylerini Ayasofya’da Hıristiyanlığı kabule zorlamış ve buna uymayanları öldürtmüştür.

► II. izzeddin Keykavus’un Bizans imparatoru tarafından hapsedildiğini öğrenen Altın Ordu hanı Berke’nin gönderdiği kuvvetler Enez’e kadar gelerek II. Keykavus ile oğulları Mesud ve Geyumers’i de yanlarına alarak Kırım’a götürdüler.

► II. Keykavus 1279/80 yılına kadar Kırım’da yaşadıktan sonra burada öldü.

Hazırlayan: Serap E. E.